Menemen Olayının Nedenleri, Sonuçları, Tarihteki Önemi

Menemen Olayı Nedir, Menemen Olayının Oluşum Süreci Nasıldır, Menemen Olayları Neden Çıkmıştır, Menemen Olayları Menemen Olayının Nedenleri, Sonuçları, Tarihteki Önemi Hakkında Geniş Bilgileri yazımızın devamında bulabilirsiniz.

Menemen Olayının Nedenleri

Menemen Olayının Nedenleri, Sonuçları, Tarihteki Önemi

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan hemen sonra halifelik kaldırılmış , laik bir dünya görüşü benimsenmişti Türbeler , mahalle mektepleri kaldırıldı. Tarikatçılık , şeyhlik , dervişlik ,müritlik , dedelik , seyitlik , babalık , emirlik , naiplik ,  halifelik , büyücülük , üfürükçülük , falcılık ve muskacılık 13 Aralık 1925 tarih ve 677 sayılabilir kanunla yasaklanmıştı.İşte yeni rejimin önceki ayrıcalıklarını yok ettiği en başında İstanbul merkezli Nakşibendi şeyhi Şeyh Esadın yer aldığı grup , Özgür Cumhuriyet Fırkasının olaylı İzmir gezisini bahane ederek şöyle bir mevzu girişiminde bulunmuşlardırBurada ilgi çekici kalan nokta , Esat Hocanın irticai faaliyetinin Cumhuriyet çağından bir önce başlamış olmasıdır 31 Mart Vakasının hazırlayıcısı olduğu argüman edilen padişah II Abdülhamit döneminde de benzeyen çalışmalar yapan Esad Hoca , Erbile sürüldüğünü , ancak Padişah Reşat vaktinde İstanbula dönebildiğini söylemiştir. Örgütlenmenin beyin takımından kalan , ancak eyleme katılmayan ve kendini halifeler halifesi olarak tanıtan Manisa Tabur İmamlığından çalışma süresini tamamlamış yani emekli Laz İbrahim Hoca , örgütlenmesini çevre kasaba ve köyleriyle sınırlı bırakmamış , Karadeniz kıyıları , Kayseri , Bursa , Balıkesir;Bergama ve Manisa baş bölgesinde olmak üzere Anadolunun birden çok yerini dolaşarak Nakşibendi tarikatının kök salmasına çalışmıştır.

Menemen Olayının Sonuçları ve Tarihteki Önemi

Menemen Olayının Nedenleri, Sonuçları, Tarihteki Önemi

Esad Hoca ise , İstanbul Erenköy ve Beykozda örgütlenmeyi sürdürmüştür. Esad Hoca yalnızca salt cahil halkı , kara takkelileri değil , tahsilli , aydın kişileri de etkileyebilmektedir. Olayda sorgusu edinilen Mustafa isimli bir tanık , İbrahim Hocanın Menemene bağımlı Horozköyde vaaz verirken rakı içen ve şapka giyenlerin gavur olduğunu , bundan Cumhurbaşkanının sorumlulukları olan tutulması gerektiğini söylediği belirtilmektedir Laz İbrahimin, şeyhim dediği , vaktiyle 40 tekkenin şeyhi olan Esad Hocanın evinde yapılmış olan bir toplantıda , yakında şapkaların atılarak tekrar fes giyileceği , halifelerin geleceği , tekkelerin tekrar açılacağı homurdanarak devrimler aleyhine konuşmalar yapılmıştır.

Nitekim kendini Mehdi ilan eden Derviş Mehmetinde esrarlı zikir toplantılarında hükümetin Müslümanları gavur yapmayı amaçladığını , bütün memurların ailelerini açık saçık gezdiren kafirler olduğunu , kendisinin Cumhuriyeti yıkarak dini geri iade edeceğini sıkça yinelediği belirtilmektedirDerviş Mehmetin inançlarını yayarken izleyeceği güzergahta dikkate değerdir:Türkiyedeki örgütlenmeyi tamamlayınca Arabistana , oradan da Çine geçerek bütün Yahudileri Müslüman yapacak ve Hz İsa ile birleşip oradan Avrupaya dönerek Avrupa devletlerini de dine çağrı edecektir

Çok genişçe bir alana yayılan ve çok uzunca bir zamandan beri zikir toplantılarını mahrem kapaklı ve gözden uzak yerlerde değil , kahvehanelerde yapmakta kalan tarikat karşısında hükümet , yalnızca ilgilenen kahvehaneleri kapatarak önlem alma yoluna gitmiştir.

Menemen Olayını rapor eden I Kolordu Komutan Vekili Mustafa Paşa da bu dinci örgütlenmenin devletin güvenlik birimlerince gözlendiğini söyler: Ben bu havalede amaçlı için işleyen bir yaranın mevcudiyetini sureti katiyyede hissetmekteydim. Bu hususta büyük bir uyarı ve asabiyetle takibat ve tahkikatta bulunulması ve bu yarayı işleyenlerin behemehal ortaya çıkarılarak selameti memleket namına kamilen vücutlarının kaldırılması elzemdir , kanaatinde bulunduğumu arzederim.

Devlet çelik tepki gösterdi. 27 Aralık 1930 bugünü Dolmabahçe Sarayında Mustafa Kemal Paşanın başkanlığında bu konuyla alakalı bir toplantı yapıldı. Kaynakların ifadesine yönelik , Atatürk, Kubilay Olayına birçok kızmıştı. Ek Olarak birkaç yıl bir önce Yunan İşgalinin acılığını tatmış bir muhitte bu olayın meydana gelmesi üzerine, bir takım kaynaklara yönelik , ilçenin haritadan silinmesini emretti. Ertesi gün de,  ” Şöyle emirler verirsem, uygulamayın, bir sonra bir ek olarak sıkıntı “, dedi. Ancak olayın niteliği ve elektrik ediş şekli sebebiyle çileden çıktığı muhakkaktır. 28 Aralık 1930’da orduya gönderdiği başsağlığı telgrafında, “Mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemendeki ahaliden bazılarının alkışla tasvipkar bulunmalarının tüm cumhuriyetçi ve vatanperverler amaçlı utanılacak bir hadise” olduğunu kaydetti .

31 Aralık 1930 bugünü Menemen ilçesi ile Manisa ve Balıkesirin orta ilçelerinde bir Ocak 1931den bu yana bir ay zaman ile Fahrettin Altay komutasında sıkıyönetim ilan edilmiş ve bir . Kolordu Komutan Vekili General Mustafa Muğlalı başkanlığında bir Divanı Harp kurulmuştur. 7 Ocak 1931’de bu kez İzmir’de tekrardan Mustafa Kemal Paşa başkanlığında iki. bir toplantı yapıldı. Olaya doğrudan ya da dolaylı dahil olan 105 sanık (anayasayı cebren tağyir, eyleme iştirak, azmettirme ya da Mehdi Mehmedin Mehdiliği amaçlı harekete geçtiğini bildikleri halde vaktinde Hükümete bilgi vermedikleri ve tekkelerin seddinden bir sonra ayini tarikat icra ettikleri suçlamalarıyla) 15 Ocak 193bir’dan bu yana Divanı Harpte yargılanmaya başlandı, 24 Ocak 1931 bugünü iddianame okundu ve 29 Ocak 1931 bugünü savcılık 36 (ölmüş olan bir sanık ile 37) şahsın idama cezalı edilmesine, 40 şahsın sorumsuzluğu sebebiyle salıverilmesine, 27 sanığın beraatine, 41 kişiye türlü hapis cezaları verilmesine hükmetti ve hüküm Meclisin onayına sunuldu. İdam hükümlülerinin 6’sının yaşı ufak olduğundan, onların vefat cezaları gösterişli hapse çevrildi. T.B.M.M. Adalet Divanı ek olarak iki idamlığın cezasını iki yıl hapse çevirdi.

Olan 28 sanık, 3 Şubat 1931 gecesi Menemen’de idam edildi. Bazıları Kubilay’ın başının kesildiği yerde asıldı. Mahkumlardan biri idam sehpasının önünden kaçabildi. 2 hafta bir sonra yakalandı ve ertesi gün idam edildi. Olayın hemen daha sonra Menemen’de devrim şehidi iki bekçi ve Kubilay yerine anıt dikildi.

 

----- mobil reklam -----

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir